İnsan kaynakları yönetimi, uzun yıllar boyunca sadece özlük işleri, bordro hesaplamaları ve işe giriş-çıkış işlemleri ile sınırlı bir alan olarak görülmüştür. Oysa günümüzde İK, bir işletmenin sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir fonksiyon hâline gelmiştir. Bu gerçek, yalnızca büyük şirketler için değil, ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) için de geçerlidir.
İnsan kaynakları yönetimi, uzun yıllar boyunca sadece özlük işleri, bordro hesaplamaları ve işe giriş-çıkış işlemleri ile sınırlı bir alan olarak görülmüştür. Oysa günümüzde İK, bir işletmenin sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir fonksiyon hâline gelmiştir. Bu gerçek, yalnızca büyük şirketler için değil, ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) için de geçerlidir.